Trending:

dokunmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e

    Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak; yordamlamak, temas etmek

    Bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk.
    -Ahmet Haşim
  2. Birbirine veya bir şeye hafifçe değmek; ilmek (III)

  3. El sürmek, el sürüp arıştırmak

    Bu kâğıtlara kimse dokunmasın.
  4. fiil, nesnesiz

    Alıp kullanmak, el sürmek

    Buğdaydan, bulgurdan ne varsa kimse dokunmuyor, daha zor günlere saklıyordu.
    -Nezihe Araz
  5. fiil, nesnesiz

    Sağlığını bozmak, rahatsızlanmasına sebep olmak, yaramamak

    Bu yemek bana dokunur. Bu hava dokundu.
  6. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek

    Hiçbir gözyaşının bana onunkiler kadar dokunduğunu hatırlamıyorum.
    -Reşat Nuri Güntekin
  7. See alsodeğinmek

    Eğitim konusuna dokunan bir yazı.
  8. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak

  9. mecaz

    Tedirgin etmek, rahatsız etmek; batmak

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com