Trending:

doğrultmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek

    Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı.
    -Tarık Buğra
  2. Düzgün duruma getirmek

    Yanlışları doğrultmak.
  3. Bir şeye veya yere doğru yöneltmek

    Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu.
    -İhsan Oktay Anar
  4. Yön bulmak

    Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim.
  5. Para sağlamak, kazanmak

    Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz.
    -Attilâ İlhan

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com