doğrulmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek; kalkmak
Sırtı dönük orta yaşlı adam doğruldu.
-Yusuf Atılgan fiil, -e
Bir yere yönelmek
Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu.
-Sait Faik Abasıyanık mecaz
Yeniden güçlenmek, kalkınmak
Para sağlanmak, kazanılmak
Nasıl, gündelik doğruldu mu?
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com