doğru
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
Gerçek, yalan olmayan
Doğru haber.
Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur.
-Aka Gündüz isim
Hakikat olan şey; savap
Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz.
-Nurullah Ataç isim, matematik
Başı ve sonu olmayan düz çizgi
İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir.
zarf
Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde
Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil.
-Orhan Kemal zarf
Hiçbir yöne sapmadan
Doğru oraya gitmiş olsaydınız herhâlde uygun olurdu.
-Sait Faik Abasıyanık edat
Yakın, yakınlarında
Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu.
-Falih Rıfkı Atay edat
Yer bildiren kelimelerden sonra yön kavramı veren bir söz
Börekçi fırınının karşısındaki dört köşe taşlar döşeli, iki yanı ağaçlı yoldan çarşıya doğru yürüyordu.
-Yusuf Atılgan Zaman gösteren kelimelerden sonra “yaklaşırken, az kalmışken, yakınken” anlamlarında kullanılan bir söz
Akşama doğru bir ara gözlerini açtı.
-Haldun Taner mecaz
Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu olan
Yaşayışından rastgele bir yaprağını yazarak iyi bir adam, doğru bir adam olan Haşmet Gülkokan'ı siz okuyucularıma tanıtmak istedim…
-Memduh Şevket Esendal ünlem
“Evet” anlamında bir tasdik sözü
Kaymakam: Doğru mu? diye sordu neden sonra. Şef: Doğru ... diye mırıldandı.
-Hasan Kayıhan
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com