dayamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
See alsoyaslamak
Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı.
-Ömer Seyfettin Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak
Kürekleri iskeleye dayayarak bütün hızıyla itti.
-Sait Faik Abasıyanık Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak
Mektubu gözüne dayadı. Bıçağı göğsüne dayadı.
fiil, -e
Varmak, ulaşmak
mecaz
Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak
fiil, -e, teklifsiz konuşmada
Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek
Tezgâha giden garson, önüme koca bir kadeh rakı dayadı.
-Osman Cemal Kaygılı fiil, ağızlardan, -i
Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak
Connections
Related Words
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com