Trending:

dayamak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e, -i

    See alsoyaslamak

    Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı.
    -Ömer Seyfettin
  2. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak

    Kürekleri iskeleye dayayarak bütün hızıyla itti.
    -Sait Faik Abasıyanık
  3. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak

    Mektubu gözüne dayadı. Bıçağı göğsüne dayadı.
  4. fiil, -e

    Varmak, ulaşmak

  5. mecaz

    Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak

  6. fiil, -e, teklifsiz konuşmada

    Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek

    Tezgâha giden garson, önüme koca bir kadeh rakı dayadı.
    -Osman Cemal Kaygılı
  7. fiil, ağızlardan, -i

    Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com