Trending:

damıtmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i, kimya, fizik

    Bir sıvıyı buhar durumuna getirdikten sonra soğutup yabancı maddelerden arınmış hâlde yeniden damla damla elde etmek; imbikten geçirmek, taktir etmek

  2. Sıvı karışımlarda, karmaşık, değişken birleşimleri oluşturan ögeleri, özellikleri belirli ürünlere ayırmak; damlatmak

    Evinde kurduğu bir imbikten şeftali çekirdeğinin içindeki siyanürü damıttı.
    -Hüsrev Hatemi
  3. mecaz

    Daha öz ve saf bir duruma getirmek

    Anadolu uygarlıklarının binlerce yıllık türkülerle fısıldadığı gerçekleri hümanist bir potada damıttı ve Ege insanına sundu.
    -Yaşar Aksoy

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com