damıtmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i, kimya, fizik
Bir sıvıyı buhar durumuna getirdikten sonra soğutup yabancı maddelerden arınmış hâlde yeniden damla damla elde etmek; imbikten geçirmek, taktir etmek
Sıvı karışımlarda, karmaşık, değişken birleşimleri oluşturan ögeleri, özellikleri belirli ürünlere ayırmak; damlatmak
Evinde kurduğu bir imbikten şeftali çekirdeğinin içindeki siyanürü damıttı.
-Hüsrev Hatemi mecaz
Daha öz ve saf bir duruma getirmek
Anadolu uygarlıklarının binlerce yıllık türkülerle fısıldadığı gerçekleri hümanist bir potada damıttı ve Ege insanına sundu.
-Yaşar Aksoy
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com