dalgalanmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Üzerinde dalga oluşmak; çalkalanmak, talazlanmak
Renk, ton değiştirmek
Yüzünde belli belirsiz bir pembelik dalgalanmıştı.
-Haldun Taner Hareketli olmak
Kadının simsiyah saçları, gelişigüzel rüzgârın önüne bırakılmış, dalgalanıyor.
-Esat Mahmut Karakurt mecaz
Tutarlı olamamak, tutarlı davranışlarda bulunamamak; yüzmek (I)
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com