dağıtmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı.
-Yahya Kemal Beyatlı fiil, -i, nesnesiz
Belli bir orana göre bölüştürmek; tevzi etmek
Cebinden cüzdanını çıkarıp çocukları için harçlık dağıttı.
-Lâtife Tekin Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek
Selamlar dağıtarak telaşsız ve yorgun bana doğru yürüyordu.
-Refik Halit Karay Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak
Odayı dağıtmak. Kâğıtları dağıtmak.
fiil, nesnesiz
See alsoulaştırmak
mecaz
Yenilgiye uğratmak
mecaz
Bir topluluğun varlığına son vermek; feshetmek
Kooperatifi dağıttılar.
mecaz
Kurulu bir düzeni bozmak
mecaz
Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek
fiil, mecaz, nesnesiz
Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek
fiil, argo, nesnesiz
Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com