dağılmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak
Zaten arkadaşlarımın her biri bir yana dağılmıştı,
-Ahmet Ümit Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek
Parçalanarak yayılmak, ufalanmak
Kentin eski merkezindeki evler kendiliğinden yıkılıyor, bahçe duvarları dökülüp dağılıyordu.
-Ayla Kutlu Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak
Siyah saçları hare hare suyun yüzüne dağıldı.
-Cahit Uçuk mecaz
Birliği, beraberliği bozulmak
Golü yiyince takım dağıldı. Babanın ölümünden sonra aile dağıldı.
mecaz
Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak; fesholunmak, münfesih olmak
mecaz
Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com