düşkün
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı; tutkun
Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır.
-Halide Edip Adıvar Meraklı olan
İnsan ise memnu olan şeye düşkündür.
-Burhan Felek Geçim sıkıntısına düşmüş
Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu.
-Refik Halit Karay Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş
Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi.
-Yahya Kemal Beyatlı Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş
Artık şimdi öyle düşkün bir babayım ki / Yüreğim hun, sayhalarım boğuk boğuktur
-Enis Behiç Koryürek mecaz
Değer ve onurunu yitirmiş
mecaz
Yasalara ve ahlak kurallarına aykırı işler yapan (kimse)
Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış.
-Yusuf Ziya Ortaç
Connections
Related Words
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com