döküntü
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Dökülmüş, saçılmış şeyler
Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar.
-Yahya Kemal Beyatlı Bir topluluktan geri kalmış kimseler
See alsobozuntu
Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi
Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı
mecaz
Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse
Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz.
-Hüseyin Cahit Yalçın sıfat, mecaz
İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat olan
Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler.
-Çetin Altan tıp
Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti
coğrafya
Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com