Trending:

döküntü

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. isim

    Dökülmüş, saçılmış şeyler

    Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar.
    -Yahya Kemal Beyatlı
  2. Bir topluluktan geri kalmış kimseler

  3. See alsobozuntu

  4. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi

  5. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı

  6. mecaz

    Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse

    Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz.
    -Hüseyin Cahit Yalçın
  7. sıfat, mecaz

    İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat olan

    Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler.
    -Çetin Altan
  8. tıp

    Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti

  9. coğrafya

    Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com