Trending:

dökülmek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak

    Bekliyorum. Bir gül döküldü vazoda / Bekliyorum. Ses yok ölgün piyanoda
    -Halit Fahri Ozansoy
  2. Yaprak, saç, diş, sıva bağlı bulunduğu yerden veya organdan kopup düşmek

  3. Kumaş dökümlü olmak

  4. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak

  5. fiil, -e

    Bir yere düşmek

    Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde dört kişiydik.
    -Zeyyat Selimoğlu
  6. Çıkmak, ortaya konulmak

    Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu.
    -Reşat Nuri Güntekin
  7. Bir şey kaplamak, yayılmak

    Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor.
    -Memduh Şevket Esendal
  8. fiil, -e

    Salınmak, serbest bırakılmak

    Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı.
    -Haldun Taner
  9. fiil, mecaz, -e

    Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek

    Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü.
    -Sait Faik Abasıyanık
  10. mecaz

    Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek

    Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek.
    -Bedri Rahmi Eyüboğlu
  11. mecaz

    Çok yorgun, hasta olmak

    Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler.
    -Tarık Buğra
  12. coğrafya

    Akarsular, göl veya denize akmak

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com