cilalamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Cila sürerek parlatmak; cila vurmak
Zehra, lame balo pabuçlarından görünecek olan ayak tırnaklarını da cilaladı.
-Cahit Uçuk argo
Birini yermek amacıyla övmek
Zaferimizin şerefine kahvelerimizi yudumlarken, benzerim rolünün figüranı Oktay, tanıdığı en dürüst sahtekâr olduğumu söyleyerek beni cilaladı.
argo
Tat katmak
Akşama Canfendi'nin yaptığı bu lezzetli yemek, rakıyı ve eğlenceyi cilalamıştı.
-Refik Halit Karay
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com