canlı
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Yaşamakta olan, yaşayan; diri
Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı.
-Necati Cumalı Yerinde duramayan, hayat dolu olan; hareketli, zihayat, dinamik
Yeni ufuklar arıyor, insanlarla daha geniş, canlı ilişkiler kurmak istiyordum.
-Adalet Ağaoğlu Güçlü, etkili olan
Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk); ateş parçası
isim
Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan
isim
See alsocanlı yayın
zarf
Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde
Umut iyidir. İnsanı canlı ve güçlü tutar.
-Ayla Kutlu
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com