can
cān(Persian)
Rootcān(Persian)
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık; can kuşu, ruh
Canı yok edecek olan yine kendisidir.
-Nezahat Özcan İnsanın kendi varlığı, özü
Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım.
-Reşat Nuri Güntekin Canlı olma durumu
Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu.
-Memduh Şevket Esendal See alsokişi
Benimle beraber dört canız.
-Falih Rıfkı Atay İnsanın duygularını taşıyan iç âlemi
Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade
Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi
Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çıkarlar.
-Asaf Halet Çelebi sıfat
Sevgi ve yakınlık duygusu ile kendisine bağlanılan
Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi.
-Tarık Buğra
Connections
Related Words
Related Phrases
cana (veya canına) can katmakcana gelecek mala gelsincana kıymakcan alacak nokta (veya yer)can alıp can vermekcana minnet saymak (veya bilmek)can atmakcan başına sıçramakcan baş üstünecan beslemekcan boğazdan gelir (veya geçer)can borcunu ödemekcan bostanda bitmezcan bulmakcan cana, baş başacan candan şirindir (veya tatlıdır)can canın yoldaşıdırcan cümleden azizcan çekişmekcan çekişmektense ölmek yeğdircan çıkmayınca (veya çıkmadan) huy çıkmazcandan geçmekcan dayanmamakcan derdinde olmak
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com