Trending:

bulmak

ur
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Bir şeyle, bir kimseyle arayarak veya aramadan karşılaşmak

    Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor.
    -Halide Edip Adıvar
  2. Bir şeyi elde etmek

  3. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek

    Paramı buldum.
  4. See alsokeşfetmek

    Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum.
    -Sait Faik Abasıyanık
  5. İcat etmek

  6. İstenilen şeye kavuşmak

    Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım.
    -Ömer Seyfettin
  7. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak

    Böylece yılın ortasını bulduk.
    -Refik Halit Karay
  8. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak

    Ben de bunu akıllıca buldum.
    -Memduh Şevket Esendal
  9. Uygun görüp seçmek

    Bazen onlara yeni ve güzel kıyafetler buluyor.
    -Halide Edip Adıvar
  10. Bir şeyi temin etmek

    Sen otur ye, ben yatarken, kendim bir şeyler bulur, yerim.
    -Sait Faik Abasıyanık
  11. fiil, nesnesiz

    Cezaya uğramak

    Eden bulur ağam, eden bulur.
    -Aka Gündüz
  12. See alsoanımsamak

    Bir türlü bulamadım caminin ismini dersem inanır mısınız?
    -Sait Faik Abasıyanık
  13. fiil, nesnesiz

    Bir şeyi belirlemek

    Süleyman bu Rum gencine bir de Müslüman isim buldu.
    -İsmail Metin

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com