Trending:

bulanık

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. sıfat

    Bulanmış olan, duru olmayan

    Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı.
    -Falih Rıfkı Atay
  2. Kapalı, puslu olan (hava)

  3. Açık seçik görünmeyen, net olmayan

    Bulanık görüntü.
  4. Donuk, anlamsız, fersiz olan (bakış)

    Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu.
    -Peyami Safa
  5. mecaz

    Niteliği tam anlaşılmayan; bulutlu

    İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum.
    -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  6. zarf

    Bulanmış, duru olmayan bir biçimde

    Bir musluğu açtığınız zaman bile su, evvela bulanık gelir.
    -Necip Fazıl Kısakürek

Connections

Related Words

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com