bulanık
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Bulanmış olan, duru olmayan
Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı.
-Falih Rıfkı Atay Kapalı, puslu olan (hava)
Açık seçik görünmeyen, net olmayan
Bulanık görüntü.
Donuk, anlamsız, fersiz olan (bakış)
Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu.
-Peyami Safa mecaz
Niteliği tam anlaşılmayan; bulutlu
İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum.
-Yakup Kadri Karaosmanoğlu zarf
Bulanmış, duru olmayan bir biçimde
Bir musluğu açtığınız zaman bile su, evvela bulanık gelir.
-Necip Fazıl Kısakürek
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com