bulaşmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Bir nesne üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek
Tabak bulaştı.
fiil, -e
Bir şey diğer bir şeyin üstüne sürülmek; sıvaşmak, sıvışmak
Yüzüne gözüne yer yer kepek bulaşmıştı.
-Sait Faik Abasıyanık fiil, -e
Hastalık geçmek, sirayet etmek, girmek
Erzurum’daki pek çok misyonere de tifüs bulaştı ama kurtuldular.
-Hüseyin Özdemir fiil, -e
See alsosataşmak
Atiye'nin ters ters yüzüne bakmasına aldırmadan yerde bir dirseğinin üstüne uzanmış keyifle yatan Seyit'e bulaştı.
-Lâtife Tekin fiil, -e
İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak
Seninle hiç alakası olmayan bu işe bulaşmak istemiyorsun.
-Ahmet Ümit
Connections
Related Words
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com