Trending:

bulaşmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Bir nesne üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek

    Tabak bulaştı.
  2. fiil, -e

    Bir şey diğer bir şeyin üstüne sürülmek; sıvaşmak, sıvışmak

    Yüzüne gözüne yer yer kepek bulaşmıştı.
    -Sait Faik Abasıyanık
  3. fiil, -e

    Hastalık geçmek, sirayet etmek, girmek

    Erzurum’daki pek çok misyonere de tifüs bulaştı ama kurtuldular.
    -Hüseyin Özdemir
  4. fiil, -e

    See alsosataşmak

    Atiye'nin ters ters yüzüne bakmasına aldırmadan yerde bir dirseğinin üstüne uzanmış keyifle yatan Seyit'e bulaştı.
    -Lâtife Tekin
  5. fiil, -e

    İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak

    Seninle hiç alakası olmayan bu işe bulaşmak istemiyorsun.
    -Ahmet Ümit

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com