bozuk
-ğuView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Bozulmuş olan; muhtel
Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu.
-Tarık Buğra Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ)
Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim.
-Reşat Nuri Güntekin isim
See alsobozuk para
Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver!
-Memduh Şevket Esendal mecaz
Gergin, huzursuz bir biçimde olan
Bozgun sırasında Ankara'da meclisin havası pek bozuktu.
-Falih Rıfkı Atay mecaz
Sıkıntılı bir biçimde olan; şizoit
Süleyman’ı odada yüzü o kadar bozuk ve korkunç buldu ki birdenbire, ‘Ne oldu Süleyman?’ diye haykırdı.
-Halide Edip Adıvar
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com