boşluk
-ğuView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Yerküre üzerinde kara ve denizler dışında göz alabildiğine uzanan mekân ve bu mekânın herhangi bir parçası
Kapının kanadı, dışardan giren rüzgârla boşlukta hafif hafif sallanıyordu.
-Necati Cumalı Oyuk, çukur, kapanmamış yer
Boş olan yer
Utanmadan bıraktığı sakalında güve yeniği gibi boşluklar vardı.
-İhsan Oktay Anar Birbiri ardınca gelmesi gerekenler arasındaki kesinti
Bir boşluktan yararlanıp hemen ayaklanacağımı sezdiği için de cümle sonlarındaki noktaları virgüle çevirip arasız konuştu.
-Haldun Taner Bir iş yapmadan boş geçen süre
Bu boşluktan sıkılıyorum.
Eksiklik, yoksunluk duygusu
… zaman zaman boşluk ve anlamsızlık duyguları yaşarlar.
-Engin Geçtan Tenha, ıssız olan yer
Bu her şeyin kaybolur gibi olduğu ve kaybolan her şeyin bulunur gibi olduğu boşluklarda, köklerinden kopmuş şuursuz ışıklar maddi bir varlıkla sairfilmenamlar gibi asırlarca başıboş dolaşıyorlar.
-Abdülhak Şinasi Hisar mecaz
Boş anlamsız olma durumu
O günden bugüne olanları hatırladıkça insan ister istemez bu türlü çabaların hiçliğini, boşluğunu düşünmek zorunda kalıyor.
-Refik Halit Karay hukuk
Yasa, anlaşma vb.nde belli bir konuda hüküm bulunmaması durumu
gök bilimi
See alsouzay boşluğu
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com