Trending:

boşalmak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Boş duruma gelmek, içinde veya üzerinde bir şey kalmamak

  2. Dışarıya akmak, dökülmek

    Kovalar dolup dolup boşalıyor, bostan sulanıp yeşeriyor…
    -Adnan Özyalçıner
  3. Bir şey gevşemek, açılmak

    Sicim gitgide boşalıyor, gemi hafif yana yatarak pupa gidiyordu.
    -Sait Faik Abasıyanık
  4. Memuriyet, makam, kadro vb. açık duruma gelmek; inhilal etmek

    Herhangi bir sefer dönüşünde şehit yeniçerilerin boşalan yerlerine devşirme oğlanlar getirilmediği takdirde Yeniçeri Ocağı bir anda kendiliğinden kalkardı.
    -Reşat Ekrem Koçu
  5. See alsoboşanmak

  6. Cinsel doyuma ulaşmak

  7. mecaz

    Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak; deşarj olmak

    Derdimle öyle dolmuş ki boşalmadan evine gidemeyecek.
    -Yusuf Ziya Ortaç

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com