boşalmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Boş duruma gelmek, içinde veya üzerinde bir şey kalmamak
Dışarıya akmak, dökülmek
Kovalar dolup dolup boşalıyor, bostan sulanıp yeşeriyor…
-Adnan Özyalçıner Bir şey gevşemek, açılmak
Sicim gitgide boşalıyor, gemi hafif yana yatarak pupa gidiyordu.
-Sait Faik Abasıyanık Memuriyet, makam, kadro vb. açık duruma gelmek; inhilal etmek
Herhangi bir sefer dönüşünde şehit yeniçerilerin boşalan yerlerine devşirme oğlanlar getirilmediği takdirde Yeniçeri Ocağı bir anda kendiliğinden kalkardı.
-Reşat Ekrem Koçu See alsoboşanmak
Cinsel doyuma ulaşmak
mecaz
Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak; deşarj olmak
Derdimle öyle dolmuş ki boşalmadan evine gidemeyecek.
-Yusuf Ziya Ortaç
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com