boğaz
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar; ümük, kursak
Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir.
-Ömer Seyfettin Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm
Şişenin boğazı. Testinin boğazı.
coğrafya
İki dağ arasında dar geçit
Yol üzerindeki derbentleri ve boğazları işgal ederek ordunun başında bunları takip ediyordu.
-Feridun Fazıl Tülbentçi coğrafya
Dar ve derin akarsu vadisi
coğrafya
İki kara arasındaki dar deniz; kısık
Yedirip içirme yükümü
İşçilerin boğazı bizden olacak.
mecaz
Yiyeceği içeceği sağlanan kimse
Hayat zor anne, kaç boğazız evde, ağabeyim hangi birimize yetişsin.
-Ayşe Kulin mecaz
Yeme içme
Boğazına düşkün.
Connections
Related Words
Related Phrases
boğaz açmakboğaz boğaza gelmekboğaz dokuz boğumdurboğaz durmazboğazı açılmakboğazı düğümlenmekboğazı inmekboğazı işlemekboğazı kurumakboğazına bir yumruk tıkanmak (veya gelip oturmak)boğazına dikkat etmekboğazına dizilmekboğazına durmakboğazına indirmekboğazına kadarboğazına sarılmakboğazında düğümlenmekboğazında kalmakboğazından artırmakboğazından geçmemekboğazından kesmekboğazını doyurmakboğazını sevmekboğazını sıkmak
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com