bir
Definitions
isim
Sayıların ilki; yek
Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı
sıfat
Bu sayı kadar olan
Bir kalem.
zarf
See alsoberaber
Hep biriz, ayrılmayız.
sıfat
Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı)
Aydınlık bir odada, iki duvarın kesiştiği köşede zayıf, yaşlı bir adam yatıyordu.
-Ayla Kutlu sıfat
Eşi bulunmayan
Allah tektir ve birdir, amenna!
-Ahmet Kabaklı sıfat
Değer, önem ve nitelik bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer
Bu kalemlerin ikisi birdir, hangisini isterseniz alınız.
sıfat
Ortaklaşa olan
Bizim kesemiz birdir.
zarf
Bir kez
Şunu bileniniz varsa bir anlatın, dedi.
-Kemal Tahir zarf
See alsoyalnızca
İsterseniz ondan sonra bizi öldürün, yapmadığınız bir bu kaldı, onu da yapın!
-Sabahattin Ali Sıfat, isim veya zarf olan bir kelimenin başına geldiğinde kelimenin anlamını güçlendirir
Hele de sohbeti bir tatlı, bir tatlı... Nasıl anlatsam...
-Ali Balkız Sıfat, isim veya zarf olan bir kelimenin başına geldiğinde kelimenin anlamını güçlendirir
Feyyaz bir sabah yataklı Ankara ekspresiyle öyle bir geldi ki… Gayet şık giyinmiş.
-Yılmaz Çetiner Sıfat, isim veya zarf olan bir kelimenin başına geldiğinde kelimenin anlamını güçlendirir
Abdülsabir Nuh Efendi’nin küçük kızı Zarife eve öyle bir giriş girdi ki akşam namazını kılan annesi Adalet Hanım kızın çığlıklarından şaşırıp namazı bozdu.
-Kerime Nadir
Connections
Related Words
Related Phrases
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.