bastırmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Basma işini yaptırmak
Kitap bastırmak.
Basma işini yapmak
Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta.
-Tarık Dursun K Zararlı bir olayı önlemek
Yangını bastırmak.
See alsodurdurmak
Oradaki ayaklanmaları bastırdık, yığınla şehit verdik! Bulgaristan’da, Sırbistan’da, Karadağ’da bütün ayaklanmaları bastırdık.
-Necati Cumalı Üstünlüğünü göstermek
Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor.
-Ömer Seyfettin Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek
See alsogidermek
Heyecanını bir türlü bastıramıyor.
-Nezihe Araz Hemen söylemek
Cevabı bastırdı.
fiil, nesnesiz
Bir yere beklenmedik bir anda kalabalık hâlde gelmek
Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar.
-Oktay Rifat fiil, nesnesiz
Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek
Kış bastırdığında bu sıcağa rahmet okursunuz.
-Ayşe Kulin fiil, -e
Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek
Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar.
-Erhan Bener ağızlardan
Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com