Trending:

bakmak

ar
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e

    Bakışı bir şey üzerine çevirmek

    Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim
    -Cahit Sıtkı Tarancı
  2. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak

    Limana bakan penceresinden deniz görünürdü.
    -Orhan Veli Kanık
  3. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek; esermek

  4. See alsogeçindirmek

    Üç çocuklu bir aileye bakıyor.
  5. Bir iş birinden beklenmek

    Evin bütün işleri bana bakıyor.
  6. Hastayı muayene etmek

    Tekrar yukarı çıktık, doktor baksın da bir şey desin diye beklemeye başladık.
  7. Tedavi etmek için ilgilenmek

  8. Görüp incelemek

    Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak.
  9. Kontrol etmek

    Yemeğin tadına bakar mısınız?
  10. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak

    Pasaport işine polis bakar.
  11. fiil, nesnesiz

    İtina göstermek; ilgilenmek

    Baktılar, ettiler; ilaç, tedavi faydası olmadı.
    -Erhan Bener
  12. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak

    Çocuğum, sen derslerine bak.
  13. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak

    Bu iş beş bin liraya bakar.
  14. Bir şeyi gözetmek, korumak

  15. -e benzemek

    Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor.
  16. fiil, nesnesiz

    Bir şeyin farkına varmak

    Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez.
    -Memduh Şevket Esendal
  17. Özen göstermek

    Vaktini boş geçirmemeye bak!

Connections

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com