bağlanmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e
Bağlama işine konu olmak
Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu.
Sevmek, içten bağlı olmak
Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insan
-Orhan Veli Kanık Yalnızca belli bir işle uğraşmak
fiil, nesnesiz
Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek
Gülseren abla yiğit kadın, Yıldırım'ın ölümünden sonra, bağlanan emekli maaşını kabul etmedi.
-Ahmet Ümit Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak; angaje olmak
fiil, mecaz, nesnesiz
Beklenen şey elde edilmez olmak
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com