bağışlamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek; affetmek, affeylemek
Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak, babamı bağışlayınız, diyordu.
-Falih Rıfkı Atay Bir kimse, kuruluş veya ülke ayni veya nakdi varlıklarını kendi iradesi ile bir başka kişi, kurum veya tüzel kişiliklere karşılıksız olarak devretmek; bağış yapmak, hibe etmek, bahşetmek, teberru etmek
Ödünç aldığı parayı bile kendinden daha ihtiyaçlısına bağışlayan ancak bir masal adamıdır, değil mi?
-İbrahim Alâeddin Gövsa Bir kişinin üzerinde bulunan görevi ve sorumluluğu kaldırmak
mecaz
Hoş görmek
Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın.
-Halikarnas Balıkçısı
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com