Trending:

bağışlamak

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e, -i

    Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek; affetmek, affeylemek

    Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak, babamı bağışlayınız, diyordu.
    -Falih Rıfkı Atay
  2. Bir kimse, kuruluş veya ülke ayni veya nakdi varlıklarını kendi iradesi ile bir başka kişi, kurum veya tüzel kişiliklere karşılıksız olarak devretmek; bağış yapmak, hibe etmek, bahşetmek, teberru etmek

    Ödünç aldığı parayı bile kendinden daha ihtiyaçlısına bağışlayan ancak bir masal adamıdır, değil mi?
    -İbrahim Alâeddin Gövsa
  3. Bir kişinin üzerinde bulunan görevi ve sorumluluğu kaldırmak

  4. mecaz

    Hoş görmek

    Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın.
    -Halikarnas Balıkçısı

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com