büyümek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri / Çocuklar uyurken.
-Fazıl Hüsnü Dağlarca Belli bir yaşa gelmek
İhtiyar Süleyman Çavuş'un ellerinde büyüdüm.
-Aka Gündüz Yaşı artmak; yaş almak
Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti.
-Ömer Seyfettin Şiddeti artmak
İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü.
-Memduh Şevket Esendal Sayıca artmak
See alsogenişlemek
Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu.
-Feridun Fazıl Tülbentçi mecaz
Önem ve değer kazanmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com