büyük
-ğüView count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
sıfat
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne); cesim, makro, küçük karşıtı
Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz.
-Yusuf Ziya Ortaç Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti.
-Peyami Safa Niceliği çok olan
Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır.
-Reşat Nuri Güntekin Nitelikleri bakımından başkalarından ayırt edilecek kadar üstün olan; muhteşem
Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri.
-Nurullah Ataç Yaşı ilerlemiş, belli bir yaşa gelmiş
Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu.
-Ayla Kutlu Gücü, kudreti çok olan
Hangi şekil altında olursa olsun bu otoriteyi yaşattığımız müddetçe büyük devlet sahibi, büyük millet olabiliriz.
-Nurettin Topçu mecaz
Önemli olan
Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti.
-Tarık Buğra isim
See alsodışkı
isim, mecaz
Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse
Connections
Related Words
Related Phrases
büyük (söz) söylemekbüyük balık küçük balığı yutarbüyük başın derdi büyük olurbüyük gelmekbüyük görmek (veya bilmek veya tutmak)büyük laf etmekbüyükle büyük, küçükle küçük olmakbüyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpmekbüyük lokma ye büyük söz söylemebüyük oynamakbüyük sözüme tövbe!büyük yemin etmek
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com