bütünletmek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -e, -i
Bütün durumuna getirmek; tamamlatmak, tümletmek
Loş ve serin duvarın dibinde parasını saydı; sonra karşı duvardaki simitçiye bütünletti, biraz da bozuk para kaldı.
-Oğuz Atay
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com