ayarlamak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak
Saati radyoya göre ayarlamak.
Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek
Derken kamerayı bir başka sahneye ayarladık.
-Ahmet Kabaklı mecaz
İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek
mecaz
Bir şeyi, bir işi amaca uygun şekilde düzenlemek
Kanunlar, vatandaşın hareket tarzını ayarlayan kaidelerden ibarettir.
-Mehmet Kaplan mecaz
Birisini isteklerini kabule razı etmek
Babamı ayarlarsam sinemaya gideceğim.
mecaz
Bir şeyi temin etmek
Madem öyle bende duraktan taksi ayarlarım, böylece seni olacak işinden alıkoymam.
-Hürriyet Turnalı
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com