Trending:

atmak

ar
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -e, -i

    Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak

    Taşı suya atmak.
  2. Bir şeyi yere doğru bırakmak

  3. Bir kimsenin ilişiğini kesmek

  4. fiil, -e, nesnesiz

    İçine koymak

    Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz.
    -Burhan Felek
  5. Rastgele bir kenara koymak

  6. fiil, nesnesiz, -den

    İp, halat, zincir gibi şeylerin bir ucunu ulaştırmak

    Vapurdan iskeleye attılar.
  7. Bir yerden başka bir yere taşımak

    Hazır araba varken eşyayı eve atalım.
  8. fiil, nesnesiz

    Sille, tokat vurmak

  9. fiil, nesnesiz

    Top, tüfek vb. silahları patlatmak

  10. fiil, nesnesiz

    Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak

    Ona üç kurşun attı, vuramadı.
  11. fiil, -e, nesnesiz

    Bir işi ertelemek

    Bu konunun tartışılmasını gelecek haftaya attılar.
  12. Örtünüp korunmak için bir şeyi üzerine almak

    Yahya Kemal ise onu kendi gibi bir afete vurgun birisi olarak niteledikten sonra sırtına kızıl bir şal atarak kan rengine bürünmüş bir şekilde gösterir.
    -Nihat Sami Banarlı
  13. Suç vb.ni bir başkasına yüklemek

    Suçu onun üzerine attılar.
  14. fiil, -i, -den

    Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak

  15. fiil, -i

    İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak

    Bu lüzumsuz eşyayı atmalı.
  16. fiil, -i

    Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek

    Şapka inkılabıyla fesi attık.
  17. fiil, -i

    Çıkarmak, dışarıya vermek

    Yabancı cisimleri vücut atar.
  18. fiil, -i

    Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak

    Köprüyü dinamitle attılar.
  19. fiil, -i

    Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak

    Pamuğu atmak.
  20. fiil, nesnesiz

    Herhangi bir nesnenin üzerindeki boya dağılmadan yarılmak

  21. fiil, -den

    Yapışık olduğu yerden ayrılmak

  22. fiil, nesnesiz

    Kalp, nabız vurmak, çarpmak

  23. fiil, -i

    Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak

    Sıcak basınca sırtındaki ceketi attı.
  24. fiil, -i, -den

    Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak

  25. fiil, -i

    Değerini eksiltmek

  26. fiil, nesnesiz

    Yazılmış bir şeyi göndermek, yollamak

    Mektup atmak.
  27. fiil, -den

    Birini terk etmek

  28. argo

    Kendi istediği gizli bir yere götürmek

    Gözüne kestirdiği erkeği tavlayıp resmen oraya atarmış.
    -Attilâ İlhan
  29. fiil, argo, nesnesiz

    Yalan veya abartmalı söz söylemek

    Gene atmaya başladı.
  30. fiil, argo, nesnesiz

    Bilmeden, kestirerek söylemek

    Bilgi yarışmasında attı ama tutturamadı.
  31. fiil, nesnesiz, teklifsiz konuşmada

    İçki içmek

    Şimdi arzu buyrulursa dostluğumuzu takviye için şöyle bir iki kadeh atalım.
    -Nâzım Hikmet

Connections

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com