ateş
āteş(Persian)
Rootāteş(Persian)
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık; od, nâr
Bu eller, vücuda getireceği tesirle duman ve ateş içinde, bütün bir memleketin son feryadını uyandırarak soğuyup donabilirdi.
-Hamdullah Suphi Tanrıöver Tutuşmuş olan cisim
Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç
Yemeği ateşten indirdim.
Patlayıcı silahların atılması
Top ateşi geceye kadar sürdü.
Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı
Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi.
-Sait Faik Abasıyanık mecaz
Öfkeden dolayı oluşan kızgınlık
Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı.
-Tarık Buğra mecaz
Şiddetli arzu
Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu.
-Halide Edip Adıvar mecaz
Büyük üzüntü, acı
İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar
Connections
Related Words
Related Phrases
(birini) ateşe atmakateş!ateş açmakateş almakateş almaya mı geldin?ateş bacayı (veya saçağı) sarmakateş basmakateş çıkmakateş demekle ağız yanmazateş düştüğü yeri yakarateş etmekateşe tutmakateşe vermekateşe vurmakateşe vursa duman vermezateş gibiateş gibi kesilmekateş gibi yanmakateşi başına vurmakateşi çıkmak (veya yükselmek)ateşi düşmekateşine yanmakateşini almakateşi uyandırmak
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com