askı
Definitions
isim
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne; asacak
Gülten yeniden koştu, paçasından yakaladı babasının pantolonunu ama askıdaydı indiremiyordu.
-Fakir Baykurt Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet; elbise askısı
Durumu hiç değilse bir süre kurtarmak için giysiyi bir askıya takıp duvardaki çiviye astım.
-Ayla Kutlu Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ
Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması
Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç
Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi; fener
Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk
Üzüm askısı. Ayva askısı.
Yeni yapılan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş
Gelinin odasına asılan süs
Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat
Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye
İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı
Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül
Connections
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.