asıl
-slıaṣl(Arabic)
Rootaṣl(Arabic)
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Bir şeyin kendisi, kopya karşıtı
Bir belgenin aslı.
Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer
Fuar sözüne gelince onun aslı Latincedir.
-Suat Yakup Baydur See alsogerçeklik
Hâlbuki bunların hiçbirisinin aslı yoktu.
-Ömer Seyfettin See alsosoy
İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır.
-Sait Faik Abasıyanık sıfat
See alsoesas
Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek.
-Ahmet Ümit sıfat
See alsotemel
sıfat
Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan
Asıl edebiyat nesirdir.
-Yahya Kemal Beyatlı sıfat
Bir görevde asaleten bulunan, yedek karşıtı
Asıl jüri üyesi sınava gelmediğinden yedek üye çağrıldı.
zarf
(a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak
Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var.
-Ahmet Ümit
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com