ancak
[a'ncak]
Definitions
zarf
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz
Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi.
-Osman Cemal Kaygılı "En çok, daha çok, güçlükle, ucu ucuna, zorla" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz; anca, dar (I), gücün, olsa olsa
Bir yıl sonra ancak Çamlıbel'de buluşabilmişlerdi.
-Hüseyin Bayaz En erken
Sinema ancak saat yarımda bitmişti.
-Peyami Safa bağlaç
Aykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir söz; lakin
Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır.
-Nezihe Araz
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com