Trending:

ancak

[a'ncak]

Definitions

  1. zarf

    "Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz

    Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi.
    -Osman Cemal Kaygılı
  2. "En çok, daha çok, güçlükle, ucu ucuna, zorla" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz; anca, dar (I), gücün, olsa olsa

    Bir yıl sonra ancak Çamlıbel'de buluşabilmişlerdi.
    -Hüseyin Bayaz
  3. En erken

    Sinema ancak saat yarımda bitmişti.
    -Peyami Safa
  4. bağlaç

    Aykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir söz; lakin

    Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır.
    -Nezihe Araz

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com