alt
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Bir şeyin yere bakan yanı; zir, üst karşıtı
Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor.
-Ziya Osman Saba Bir nesnenin tabanı
Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı.
-Osman Cemal Kaygılı Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü
Altına sandalye çekmek.
Bir şeyin yere yakın bölümü
Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse; madun
sıfat
Sınıflamalarda ikinci derecede olan; ast
Alt sınıf. Alt cins. Alt takım.
sıfat
Birkaç şeyden aşağıda olan
Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş.
-Haldun Taner
Connections
Related Words
Related Phrases
alt değirmen güçlü akaralt etmekaltı alay üstü kalayaltı kaval, üstü şişhane (veya şeşhane)altına etmek (veya kaçırmak)altına imza atmakaltına imza koymakaltında kalmakaltında kalmamakaltından almakaltından çapanoğlu çıkmakaltından girip üstünden çıkmakaltından kalkamamakaltından kalkmakaltını çizmekaltını değiştirmekaltını ıslatmakaltını kapatmakaltını kısmakaltını üstüne getirmekaltını yakmakaltı tutmakaltı yaş olmakalt olmak
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com