aldırmak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Alma işini yaptırmak
Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım.
-Necati Cumalı fiil, -e, -i
Getirilmesini sağlamak
Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı.
-Cahit Uçuk Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak
Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak.
fiil, -den
Başkasına kaptırmak
Elinden aldırdı çünkü Demircan kardaşını?
-Kemal Tahir fiil, -e, -i
Bir nesneyi bir kaba veya yere sığdırmak
Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız.
fiil, mecaz, -e
Birine veya bir şeye önem vermek, değer vermek
Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz
-Enis Behiç Koryürek
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com