alıkoymak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Bir süre için bir yerde tutmak
Bu yağlı kuyruğa herkes bir defa sarılmak, onu kendine çekmek, alıkoymak sevdasında idi.
-Ercüment Ekrem Talu fiil, -den
Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak
Selim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütemadiyen Girit'ten bahsediyordu.
-Reşat Nuri Güntekin Ayırıp saklamak
Bu kitabı sizin için alıkoydum.
fiil, -den
Yoksun bırakmak
İlk iki karım beni dalmış olduğum macera âleminden bir adım alıkoymamıştılar.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar fiil, -i, -den
Mâni olmak, engel olmak
Zalimi zulmetmekten alıkoyarsan kardeşlik hakkını yerine getirmiş olursun.
-Necip Fazıl Kısakürek
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com