acı
View count updated May 25, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı
Acıyı sever.
sıfat
Tadı bu nitelikte olan; biberli
Acı kahvesini yudumluyordu.
-Tarık Buğra Bir dış etkenin vücudun herhangi bir yerinde meydana getirdiği ezilme, yırtılma, sıkıştırılma vb. sebeplerle meydana gelen rahatsızlık hissi
Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi.
-Peyami Safa mecaz
Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü; yara
İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir.
-Yusuf Ziya Ortaç sıfat
Çarpıcı, göz alıcı (renk)
sıfat, mecaz
Keskin, şiddetli olan
Acı poyraz kuvvetle esiyordu.
-Orhan Kemal sıfat, mecaz
Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü olan
Yirmi yaşına girdiğim bugün feci hakikati duymak ne acı!
-Ömer Seyfettin
Connections
Related Words
Related Phrases
acı (veya acılar) görmekacı acıyı keser, su sancıyıacı çekmek (veya duymak)acı gelmekacı kılmakacı patlıcanı kırağı çalmazacısı çıkmakacısı içine (veya yüreğine) çökmek (veya işlemek)acısına dayanamamakacısını almakacısını bağrına (veya içine) basmak (veya gömmek)acısını çekmekacısını çıkarmakacısını görmekacısı ortaya çıkmakacı söylemekacı vermek
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com