Trending:

şerbetlenmek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Pişmiş hamur tatlısına şerbet katılmak, şerbet verilmek; şuruplanmak

    Sıcak bir mercimek çorbası, havuç salatası, ekmeği bol bir tabak ızgara köfte, en arkada şerbetlenmiş tel kadayıfı öğünü tamamlar.
    -Tarık Dursun K
  2. Tarımda toprağın verimini artırmak için bitkiye gübre suyu verilmek

    Modern bir kuyudan motorla çekilen su, önce içinde gübre olan bir varile boşalır, burada şerbetlenir ve taşarak akmaya başlardı.
    -Dündar Aytar
  3. Meyve, sebze vb. daha çok tatlanmak

  4. Bir yere şerbet bulaşmak

    Tepsiden başımı çektikten sonra da annem kuşkulanmasın diye hızla salona geçip bir yandan şerbetlenen elimi evdeki kedi gibi yalanıyor, bir yandan mecmuaları karıştırıyordum.
    -Nedret Gürcan
  5. mecaz

    Olumsuz bir etkene karşı etkilenmemeyi sağlayacak dirence sahip olmak

  6. mecaz

    Yılan, akrep vb. hayvanların sokmasına karşı efsunlanmış olmak

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com