şakımak
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek; şakramak, terennüm etmek
Kalk dilber, gidelim bağ arasına / Şakısın bülbüller, gül incinmesin
-Karacaoğlan mecaz
Çok konuşmak, çenesi düşmek
Eskiden hiç lakırtı söylemeyen bu ihtiyar, şimdi şakıyordu.
-Ömer Seyfettin fiil, mecaz, -i
Güzel şarkı söylemek veya şiir okumak
Hep aşkı, hep inançları, hep yurt sevgisini şakıyan şairler vardır; ben şair olsaydım ışığın verdiği hazları söyler, hep güneşe övgüler yazardım.
-Nurullah Ataç
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com