ışık
-ğıView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
isim
Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji; çerağ, ziya, nur, şavk
Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi.
-Halide Edip Adıvar Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç
Bir gece yatmışken kalktı, bitişik odaya girdi, ışığı yaktı.
-Yusuf Atılgan Aydınlanmak için kullanılan elektrik
Apartmandaki dairelerin ışıkları kapalı, herkes mışıl mışıl uyuyor olmalı.
-Ahmet Ümit mecaz
Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu.
-Peyami Safa mecaz
Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan.
-Necati Cumalı fizik
Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma
Connections
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com