ürkmek
-erView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, nesnesiz
Bir şeyden korkup sıçramak; tevahhuş etmek
Gölgesinden ürkmüş bir Arap atı gibi şahlandı.
-Ömer Seyfettin Şaşkınlık ve korku duymak
Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu.
-Yaşar Kemal Ağaç meyve vermemek
Şeftaliler bu yıl ürkmüş.
mecaz
Belli bir şeyden çekinmek
Yaramaz çocuk tutumundan her zaman ürkerdi.
-Haldun Taner
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com