ürkütmek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Ürküntü vermek
Korkutup kaçırmak
Avcı, elinde ipi silkeleyerek hafif, sanki balıklarını ürkütmek istemiyormuş gibi yavaş yavaş ağını çekiyordu.
-Memduh Şevket Esendal Herhangi bir etkiyle bitkinin gelişmesini engellemek
mecaz
Bir şeye karşı korkutmak
Karşılarındaki müthiş manzara onları bir saniye bile ürkütmemiştir.
-Esat Mahmut Karakurt mecaz
Bir şeye karşı kuşkulandırmak
Ali Rıza Bey hemen kendini topladı. Münasebetsiz bir şey yaparak arkadaşını ürkütmekte mana yoktu.
-Reşat Nuri Güntekin
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com