Trending:

ürkütmek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, -i

    Ürküntü vermek

  2. Korkutup kaçırmak

    Avcı, elinde ipi silkeleyerek hafif, sanki balıklarını ürkütmek istemiyormuş gibi yavaş yavaş ağını çekiyordu.
    -Memduh Şevket Esendal
  3. Herhangi bir etkiyle bitkinin gelişmesini engellemek

  4. mecaz

    Bir şeye karşı korkutmak

    Karşılarındaki müthiş manzara onları bir saniye bile ürkütmemiştir.
    -Esat Mahmut Karakurt
  5. mecaz

    Bir şeye karşı kuşkulandırmak

    Ali Rıza Bey hemen kendini topladı. Münasebetsiz bir şey yaparak arkadaşını ürkütmekte mana yoktu.
    -Reşat Nuri Güntekin

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com