örmek
-erView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o!
-Sait Faik Abasıyanık Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm.
-Burhan Felek Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak
Kız saçlarını örmüş.
Duvar yapmak veya onarmak
Bu duvarı iki günde ördüler.
Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
Bu yeni zevke göre şiir ve nesir örenler yok.
-Yahya Kemal Beyatlı mecaz
Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz.
-Abdülhak Şinasi Hisar
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com