ödemek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek; tediye etmek
Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım.
-Refik Halit Karay Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek
Bedelini vererek bir zararı karşılamak; tazmin etmek
Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak; ifa etmek
Bu fabrika sermayesini beş yılda ödedi.
mecaz
Bir işin, bir görevin karşılığını vermek
Emekliye ayrıldıktan sonra keresteciliğe başladı ama eline geçen, alın terini ödemiyordu.
-Eflâtun Cem Güney mecaz
Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com