Trending:

çimlenmek

View count updated May 16, 2025, 12:00 AM

Definitions

  1. fiil, nesnesiz

    Tohum çim hâline gelmek

    Böyle böyle günler, geceler geçmiş. Tohumlar çimlenmiş, filizler büyümüş.
    -Güneş Çiğdem
  2. Çimle kaplanmak

    Binanın etrafındaki saha çimlenmiş, yeşil bir kadife hâlini almıştı.
    -Uygur Kocabaşoğlu
  3. Üzerinde çim bitmek

    Evin giriş basamak çevreleri pek ayak değmediği için çimlenmişti.
    -Faruk Şahin
  4. Patates, soğan vb. ürünlerin üzerinde filiz oluşmak

    Kaymaz nahiyesindeki Biçer istasyonunda yüzlerce ton mahsulün filizlenmek, çimlenmek üzere olduğunu, etrafa saçılıp dağıldığını…
    -Murat Metinsoy
  5. fiil, mecaz, -den

    Yiyeceklerden azar azar alıp yemek

    Tuzlu bademler, fıstıklar, fındıklar, kızarmış sucuklar, küçük börekler, tarama gibi şeylerden çimleniyorum.
    -Burhan Felek
  6. Yeni bir oluşum, düşünce biçimi doğmak

    Gönlünde bir başka cihan çimlenmişti, orada dünya malı yeşermezdi.
    -Mustafa Necati Sepetçioğlu
  7. fiil, teklifsiz konuşmada, -den

    Kendinin olmayan şeylerden biraz yarar sağlamak

    Bu büyük eserler kiminse onların adını yazmak yeter; üst tarafı ancak bu şöhretlerden çimlenmek isteyen şeref düşkünlerinin tenezzül edecekleri alçalmadır.
    -Muhsin Ertuğrul

Word graph

Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.

Preview the relation map

Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.

Pronunciations

Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com