çiğnemek
View count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek
Gözlerine uyku denilen şey girmiyor, çiğnediği lokma boğazından inmiyor.
-Hüseyin Rahmi Gürpınar Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek
Bunlara dalgın bakarken öteden gelen bir araba onu çiğneyecekti.
-Memduh Şevket Esendal mecaz
Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak
Bunu yapmamak, insanlığın mukaddes mirasını çiğnemek değil, kendi hayatımı da inkâr etmek olacaktı.
-Reşat Nuri Güntekin mecaz
Egemenliği altına almak
On iki milyonluk bir milleti çiğnemek sevdasına kapıldı.
-Ruşen Eşref Ünaydın
Connections
Related Phrases
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com