çatmak
-arView count updated May 16, 2025, 12:00 AM
Definitions
fiil, -i
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var.
-Falih Rıfkı Atay Kereste vb.ni birbirine tutturmak
Kırık tahtaları bir solukta yan yana çattılar.
-Lâtife Tekin Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek
Koca bir nahiye titreştik, odunsuz yattık / O büyük mektebi gördün ya, kışın biz çattık
-Mehmet Akif Ersoy Yükü hayvana iki yanlı yüklemek
Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak
fiil, -e
Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu.
-Refik Halit Karay fiil, -e
Yazıyla veya sözle sataşmak
Böyle söyler de sonra yemek biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur.
-Memduh Şevket Esendal fiil, -e
Rastlamak, karşılaşmak
Nerden çattım böylesi bir güzele...
-Cahit Sıtkı Tarancı fiil, -e, hukuk
Gemiler birbirine çarpmak
Connections
Related Words
Word graph
Explore nearby words and phrases from stored dictionary relations.
Center
Synonym
Related word
Phrase
Antonym
Preview the relation map
Load the interactive graph when you want to inspect nearby word and phrase relations.
Pronunciations
Loading pronunciations...
turkce-sozluk.com